flanör; gezerken gözlemleyen, oyalanırken düşünen, aylaklık yaparken sorgulayan kişi demektir.

düşünür-gezer  gözlemci aylak oyalanmayı haz haline getiren flâneur / fransızca

“yusuf atılgan’ın romanı aylak adam bence bizim ilk kentli bireyimiz, “flaneur”ümüzdür. kent insanının “yalnız ve kalabalık” olduğunu bulgulayan ilk romanımızdır.” oğuz demiralp

“sokaklar tüm enteresanlığı ile sizi içine alıyor. ben kendimi modern zaman flanörü gibi hissediyorum. flanör gezdiği yerleri gözlemleyen ve hayata dair tespitlerde bulunan bir gezgin gözlemcidir. fotoğraflarımı, sokaktaki yaşama dair an kareleri olarak tanımlayabilirim. sokaklarda kaybolmak, kayboldukça keşfetmek beni besliyor ve arşivimi çoğaltıyor.” nilay işlek

“flaneur için aylaklığıyla kazandığı çalışmakla kazanabileceğinden çok daha değerlidir.” charles baudelaire

“paris sokaklarında aylak gezen ama içsel felsefe yapan düşünürler.” walter benjamin

“flâneur, geniş kalabalıklar arasında sıkılmayan, kendini bina cephelerinin arasında evindeymiş gibi duyumsayan kişidir. flâneur görünüşte tembel, özünde bir gözlemcinin uyanıklığı ile donanmış kişidir.” walter benjamin

flanör, sadece aylak demek değildir diyorsan cümleler paylaştıkça güzel!