imgelem, arzularımızı veya dış nesneleri düşünerek zihnimizde temsili olarak canlandırmak demektir.

düşünceleri veya nesneleri gözümüzde tasarlamak  alınan kararları veya istekleri zihinde kurgulamak

“Gittiğimiz tiyatronun sahnesinde mekan tasarımına dair hiçbir şey yoktu. Bomboş alanı, oyuncular yetenekleri ile dolduruyordu. Hayali kapıları açmaları, olmayan bir bardaktan olmayan suyu içmeleri ve dümdüz bir alanda merdivenden iniyor gibi yapabilmeleri o kadar inandırıcıydı ki.”

“a-Pazar günü de mesai yapıyoruz, bilgin olsun.

imgelem b- Hayır, o gün için planlarım var. Ayrıca çalışsam da o günün ücreti hesabıma geçmeyecek. Kısaca gelmiyorum.imgelem

b-Tamamdır, müdür bey. Pazar günü görüşmek üzere.”

“Çalışma masasını pencerenin önüne koysam, yatağı diğer köşeye dikey yerleştirsem, yanına kitaplık koyarım…” @333

“Ortaçağda ise sanat gerçeklik ve öznellik kurgusundan uzak bir şekilde dinin ve kilisenin kurallarını, ilkelerini betimleyici nitelikteydi. Gombrich’e göre Ortaçağ sanatçısının imgelem gücü yüksekti çünkü insanlara kutsallıkla ve gelenekle ilgili eserler sunma kaygısı taşıyorlardı.” Exlibrist  @505

“imgelem” hayatımızın içinde. ona örnek vermek istersen, cümleler paylaştıkça güzel!